Hava Durumu
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam9
Toplam Ziyaret13052
Adı Hala Meçhul D&R'larda


Leyla ile Mecnun’dan sonra hayatımızda özel bir yer edinen Burak Aksak’ın, yeni kitabı “Ben Orada Değildim Üstelik Siz de Yoktunuz”u konuşalım biraz…

“Ben Orada Değildim Üstelik Siz de Yoktunuz!” İsmiyle bile bir anda çekmiyor mu? Burak Aksak, Leyla ile Mecnun’dan sonra zaten hepimizin gönlünü kazanmıştı. Şimdi ise, absürt öyküleri ile insanın ruhunu sarıyor. Çünkü bu kitap, Aksak’ın özgeçmişi! Bence bunun payı büyük. Bunu sadece ben okudukça hissetmiyorum, kendisi de söylüyor:

Bu kitap, kavgalı olduğum hayatla barışma çabalarımın toplamıdır. Çocukluğum, ilk gençlik yıllarım, hatalarım, doğru bildiğim yanlışlarım, sahip çıkmaya çalıştığım umutlarım, sevdiklerim, kaybettiklerim var bu kitabın içinde. Gerçekleşen hayallerimin şaşkınlığı, başarısızlık sandığım tecrübelerin utancı, hatırlayamadığım yüzler ve sesler gizli her satırında. Nerede doğduğum, ne okuduğum, neler yaptığım mühim değil. Bir sonraki kitaba kadar biyografim bu kitabın içindekiler kadar. Eski ve yeni öykülerimi bir araya getirerek tüm geçmişimi koyuyorum avuçlarına…”

 

Aslında biraz da yazarın ruhunu keşfetmenin yolculuğu bu şimdi… Kitap daha önce görmediğimiz, üzerine pek düşünmediğimiz birçok şeyle bizi göz göze getiren 36 hikâyeden oluşuyor. Kendini bir anda kahramanların dünyasından biri olarak buluveriyor insan. Öyle ki sayfaları bir bir çevirdikçe onlar anlattı, ben dinledim sanki. Kimine öfkelendim, kimine çok güldüm, kimine sımsıkı sarılmak, kiminin gözlerindeki yaşları silip kalbine küçük umut tohumları ekmek istedim. Hiç bilmediğim insanların hayatına ettiğim bu tanıklık, gerçekten de bazen İstanbul’a tepeden bakmak, bazen de şehrin hiç bilmediğim sokaklarında ellerim ceplerimde dolaşmak gibiydi. Bu kitap, içimizi bunaltan caddelerden ara sokaklara kaçışımız, olmaktan korkarken kendimizi bulduğumuz o yer, bir “Oh be!” demek için çırpınışımız, içimizi titretecek bir küçük gülüşün peşinde harcayacağımız ömür, sokaklarda atmak isteyeceğimiz kahkahalar… İçimizden kopan tüm duyguların yolculuğu…

Siz neler hissettiniz okurken? Kitap daha çok yeni tabii. Okumadıysanız da mutlaka listenize alın. Ben de öncesinde birkaç cümle alıntı paylaşayım sizinle. Hadi başlayalım…

(TÜYAP 2019, imza gününden)

- Ben bu dünyanın düzenini değiştirecek olanım. Kahramanlarınızı öldürmeye geldim. Çünkü nerede bir kahraman varsa orada zulüm de vardır. Zulmü meşrulaştırma çabalarıdır tüm kahramanlık hikâyeleri. Kahramanlarınızı öldürün. Ya da bırakın bunu sizin yerinize ben yapayım. Ama öncelikle, fazla akbili olan var mı?

*

-Belki de hayat, bir şeylere yetişmeye çalışırken kaçırdığımız anların toplamıydı. Bir durup düşünsek yaşamın sırrına erecektik belki. Yahut kafayı sıyıracaktık kendimizi dinlemekten…

*

-Hayata karışmadan geçip giden ömür tazeliğini koruyamadan çürümeye, insanlara dokunmadan kurulan düşüncelerse, örümcek ağlarıyla kaplanmaya başlar.

*

-‘Mutlaka görüşelim’ diyen insanlar bir sonraki tesadüfi karşılaşma anına kadar asla görüşmez, birbirlerini arayıp sormazlar. Bu, hayatın yazılı olmayan kurallarından biridir.

(TÜYAP 2019, imza gününden)

-Dünyaya güzelleştiremem, buna gücüm yetmez. Ama acılarınızı taşıyabilirim. Hepsini verin bana. Aşka ve arkadaşlığa inanmayanlar adına yapabilirim bunu.

*

-Benim kendime ait bir yolum hiç olmadı. Hep diğerlerinin izlerini takip ettim. Yolun nereye varacağını bilmeden koştum sadece. Koştukça güçlenirim sandım. Olmadı. Zaten hangimiz bir canlının yaşama içgüdüsünden daha güçlü olabiliriz ki?

*

-Uzun bir süre görüşemezsiniz. Çok sonra rastlaşırsınız ismi önemsiz bir sokakta. Göz göze gelince yüzün güler. Ellerini nereye koyacağını bilemezsin, fazla gelirler bedenine. Tüm güzelliğiyle, gülümseyerek sana yaklaşır. Çirkinliğinden utanırsın. Yüzündeki yara izleri sızlar. Varlıklarını hatırlatır sana. Uzun uzun sarılır, yara izlerine dokunur. Suskun dudaklarını öper, içinden gökkuşağı geçen gözlerini diker gözlerine. Birdenbire “Seni seviyorum” der. İşte bu sadece filmlerde olur. Çünkü hayat, insana asla acımaz.

*

-Kalbimin içi deniz. Karımın gözleri gibi. Öylesine umut dolu, öylesine sonsuz. Tüm bu karmaşaya, yangına, gürültüye, çaresizliğe ve arayışa katlanma sebebi. Ben çoktan kafayı kırdım zaten. Kalbimiz kırılmasın o bize yeter. İçerideki deniz çöl olmadıkça sorun yok. İnsanın kaçacak denizi olmalı. O su temizler her şeyi.

Burak Aksak’tan, Ben Orada Değildim Üstelik Siz de Yoktunuz

Ben Orada Değildim Üstelik Siz de Yoktunuz

Burak Aksak

Küsurat Yay.

S.: 240



5 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Şiir Dinletileri
Üyelik Girişi
Kanalıma Abone Olunuz Youtube